| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | high level i. | yüksek düzey | ||
|
It will provide a high level of protection for processed personal data. İşlenen kişisel veriler için yüksek düzeyde koruma sağlayacaktır. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | high level i. | yüksek seviye | ||
|
In Devon, the River Taw had the highest level since records began. Devon'da Taw Nehri, kayıtlar başladığından beri en yüksek seviyeye ulaşmıştır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | high level i. | yüksek seviye | ||
|
In Devon, the River Taw had the highest level since records began. Devon'da Taw Nehri, kayıtlar başladığından beri en yüksek seviyeye ulaşmıştır. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | high level i. | yüksek düzey | ||
|
It will provide a high level of protection for processed personal data. İşlenen kişisel veriler için yüksek düzeyde koruma sağlayacaktır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | high level i. | yüksek derece | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | high level i. | yüksek seviye (kazan suyu için) | ||
| Bilişim | ||||
| Bilişim | high level i. | üst düzey | ||